Safran & Safran

Lex & Capital 2. Sayı

Lex & Capital 2. Sayıyı PDF Olarak Okuyun

Ticari hayat, sadece kâr ve zarar hesabından ibaret değildir; nakit akışı, kredi kullanımı, tahsilatlar ve piyasa güveni bu yapının temel taşını oluşturur. Bu dengeler bozulmaya başladığında şirketler önce ödemelerini ertelemeye, ardından kredi imkanlarını zorlamaya ve kısa vadeli çözümlerle süreci yönetmeye çalışır. Ancak bazı dönemlerde bu sıkıntı tek bir şirketle sınırlı kalmaz, tüm piyasaya yayılır. İşte konkordato, tam bu noktada, yalnızca bir hukuki başvuru olmaktan çıkar ve ekonomide biriken finansal baskının görünür hale geldiği bir gösterge haline gelir.

Devamını Oku

MASAK Raporlarının Ceza Yargılamasındaki İşlevselliği ve Delil Değeri

Ekonomik ve mali suçların giderek daha karmaşık bir yapıya bürünmesi, ceza soruşturması ve kovuşturmasında klasik delil araçlarının yanında finansal analizlerin önemini de artırmıştır. Bankacılık işlemleri, para transferleri, şirketler arasındaki fon hareketleri, üçüncü kişiler üzerinden gerçekleştirilen işlemler ve malvarlığındaki olağan dışı değişimler, özellikle suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, örgütlü suçlar, dolandırıcılık, kaçakçılık ve benzeri suçların soruşturulmasında belirleyici hâle gelebilmektedir.

Devamını Oku

Şirketin Borcu Patronun Şahsi Borcuna Ne Zaman Dönüşür?

Bir sermaye şirketinin borcu kural olarak şirketin borcudur. Ancak kamu alacakları söz konusu olduğunda şirket malvarlığı ile yöneticinin şahsi malvarlığı arasındaki duvar mutlak değildir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. Maddesi belirli şartlarda kamu alacağının kanuni temsilcinin şahsi malvarlığından takip ve tahsil edilmesine imkân verir. Kritik mesele, bu geçişin ne zaman hukuka uygun olduğudur.

Devamını Oku

Vergi, Resim, Harç vb. Mali Yükümlülükleri İçeren Ödeme Emrine Karşı Dava Açma Süresi

Bu makalede, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesi uyarınca Vergi Mahkemelerinin görev alanına giren amme alacaklarına ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrine karşı dava açma süresinin ne olduğu ve bazı durumların varlığı halinde sürenin uzayıp uzamayacağı hususu Danıştay kararları ışığında anlatılmaya çalışılacaktır.

Devamını Oku

Danıştay’ın Çizdiği Sınırlar Çerçevesinde Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. Maddesiyle düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı, kurum kazancının vergilendirilmeksizin ilişkili kişilere aktarılmasını önlemeye yönelik bir vergi güvenlik müessesesidir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, bu müessesenin uygulanabilmesi için aranan koşulları, kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının yapılmış olması, bu işlemin ilişkili kişilerle gerçekleştirilmiş olması ve işlemde emsallere uygunluk ilkesine aykırı bir bedelin tespit edilmiş olması olmak üzere üç başlık altında toplamıştır. Yurt içi işlemlerde ise bunlara ek olarak Kanun’un 13/7. Maddesindeki Hazine zararı koşulu aranılmaktadır.

Devamını Oku

İtirazın İptali ve Kaldırılmasında Tebligat Sorunu

İtirazın alacaklıya tebliğiyle başlayan süreçte, tebligatın sürelere etkisi ve yapılmamasının taraflar bakımından doğurduğu sonuçlar önem taşımaktadır. Özellikle uygulamada tebligatın ne zaman ve kime yapılması gerektiği konusunda ortaya çıkan farklılıklar, itirazın iptali ve itirazın kaldırılması bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorun oluşturmaktadır.

Devamını Oku

Hız, Etkinlik ve Usul Ekonomisi: 2026 ICC Tahkim Kuralları Ne Değiştiriyor?

Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) tarafından yayımlanan 2026 ICC Tahkim Kuralları (“2026 Kuralları”), 1 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş ve taraflarca başka bir tarihte yürürlükte bulunan ICC Tahkim Kuralları’nın uygulanması kararlaştırılmadıkça, bu tarihten itibaren başlatılan ICC tahkimlerine uygulanmaya başlamıştır.

Devamını Oku

Frustration Doktrini ve Etkileri

Frustration, sözleşmenin kurulmasının ardından, temel nitelikte ve esaslı ölçüde farklı bir durumun beklenmedik şekilde ortaya çıkması halinde meydana gelir.  Her gelişme, frustration doktrininin öngördüğü şartları karşılamamakla birlikte, ortaya çıkan koşulların bütününün sözleşmenin ifasını tarafların sözleşmeye girerken öngördüklerinden daha zor, külfetli veya maliyetli hale getirmesi gerekmektedir.

Devamını Oku

Malpraktis ve Komplikasyon: Kavramları Çerçevesinde Hekimin Hukuki Sorumluluğu

Her geçen gün teknoloji ve tıp biliminin koordineli bir şekilde ilerlemesiyle birlikte teşhis ve tedavi yöntemleri çeşitlenerek gelişmiştir. Bununla birlikte, söz konusu teşhis ve tedavilerin insan sağlığını doğrudan ilgilendirmesi ve insan bedeni üzerinde gerçekleştirilmesi, belirli riskleri de beraberinde getirmektedir. En doğru şekilde planlanan ve uygulanan bir tedavide dahi her zaman beklenen sonuca ulaşılması mümkün olmayabilmektedir .

Devamını Oku

Yastık Altından Ekonomiye: 2026 Yılı Varlık Barışı Düzenlemesi

Yurt içi ve yurt dışında yastık altında kalan ya da kayıt dışı tutulan finansal varlıkların ekonomiye kazandırılması amacıyla yeni bir yasal düzenleme hayata geçirildi. 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ” ile söz konusu varlık barışı gerek gerçek kişilerin gerek şirketlerin öncelikli gündemi haline gelmiştir. Bu durum, uygulamanın son günü olan 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ve izleyen süreçte en az 5 yıl boyunca defter kayıtlarında önemini koruyacaktır.

Devamını Oku

İki Şehir, Bir Mevsim: Sonbahar Londra’ya mı, İstanbul’a mı yakışır?

Bir şehrin hakiki çehresini görmek için bazen güneşin çekilmesini beklemek gerekir. Yaz, şehirlerin kusurlarını örten cömert bir ışıktır. Meydanları genişletir, denizi parlatır, sokakları neşelendirir. Oysa sonbahar öyle değildir. Işığı azaltır, renkleri soldurur, kalabalıkları seyrekleştirir ve şehri kendi hakikatiyle baş başa bırakır. Belki de bu yüzden bazı şehirler sonbaharda eksilirken bazıları nihayet kendilerine benzemeye başlar.

Devamını Oku

Öğretmen Ruhların Mimarıdır…

Öğretmen Duyşen’i duydunuz mu? Snelman’ı okudunuz mu? Öğretmeni ele alan yüzlerce kitap ve film ile binlerce edebiyatın her türünde yazılı metni sıralayabiliriz. Bütün bu sıralamaların zirvesinde bana göre Ekmeksizköy Öğretmeninin Hatıraları yer almalı. Ekmeksizköy Öğretmenini ve idealizmini, Şevket Süreyya Aydemir’in “Toprak Uyanırsa” isimli romanında tanıyor ve biliyoruz. Şevket Süreyya Aydemir kitabını, bütün yurt sathına yayılmış mücahit eğitim ordusuna ithaf eder.

Devamını Oku

Çalışma Hayatında Aromaterapinin Kullanımı

Çoğumuz için mesai bilgisayar başına oturmakla başlıyor. Birkaç dakika içinde e-postalar, telefonlar, toplantılar, yetişmesi gereken işler ve cevaplanması gereken mesajlar birbirini izliyor. Gün boyunca zihnimiz bir işten diğerine geçerken bedenimiz çoğu zaman aynı tempoya ayak uydurmak zorunda kalıyor. İş günü bittiğinde her zaman iş bitmiş olmuyor; bazen yalnızca bilgisayar kapanıyor. Zihin çalışmaya devam ediyor.

Devamını Oku

Kırksezik

Bodrum’u bilen bilir, bilmeyen nasıl bilir? Son yıllarda lahmacun efsanesiyle gündem olan ve bana göre Türkiye’nin bir numaralı turizm kenti Bodrum’dan mevsimler çerçevesinde bahsetmek belki de en doğrusu.

Devamını Oku

İstanbul’un İpekten Sırrı: Dest-Mâl

Zamanın bugünkü gibi hoyratça akmadığı, dakikaların ve saatlerin ahşap konakların sükûnetinde demlendiği eski İstanbul’da, hayatın her anı bir dantela gibi sabırla işlenirdi. Şehir, kendi sessizliğini koruyan muazzam bir mahremiyet abidesiydi; cumbalar sokağa uzanır ama içindekini gizler, kafes pencereler dışarıya bakar ama içeriye sızmasına izin vermezdi. Bu mesafeli, mesafeli olduğu kadar da derin estetik evrende, kalpten kalbe giden en gizemli, en asil köprü ne süslü mektuplardı ne de cüretkâr fısıltılar. Aşk, İstanbul’un o erguvan kokulu ikliminde, ipekten ve ketenden dokunmuş küçük, muazzam bir sırra, yani dest-mâle emanet edilirdi.

Devamını Oku

Lex & Capital 1. Sayıyı PDF Olarak Okuyun

Ticari hayat, sadece kâr ve zarar hesabından ibaret değildir; nakit akışı, kredi kullanımı, tahsilatlar ve piyasa güveni bu yapının temel taşını oluşturur. Bu dengeler bozulmaya başladığında şirketler önce ödemelerini ertelemeye, ardından kredi imkanlarını zorlamaya ve kısa vadeli çözümlerle süreci yönetmeye çalışır. Ancak bazı dönemlerde bu sıkıntı tek bir şirketle sınırlı kalmaz, tüm piyasaya yayılır. İşte konkordato, tam bu noktada, yalnızca bir hukuki başvuru olmaktan çıkar ve ekonomide biriken finansal baskının görünür hale geldiği bir gösterge haline gelir.

Devamını Oku