Sirküler No: 2026/29
7589 sayılı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun ile çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmış olup öne çıkan düzenlemeler aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.
Ortaklığın Giderilmesinde Açık Artırma
Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde, ilk açık artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılması ve bu usulün bir defaya mahsus uygulanması öngörülmüştür. Ayrıca, ilk artırmada verilecek teklifin taşınmazın %100 değeri üzerinden verilmesi şartı getirilmiş; ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısına teklif ettiği bedelin %5’i oranında idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. (m. 1)
Noterlik – Evrakın Elektronik Ortamda Gönderilmesi
Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı örneğinin talep edilmesi hâlinde, noter tarafından evrakın güvenli elektronik imza ile oluşturulan onaylı örneğinin elektronik ortamda gönderilmesi öngörülmüştür. Elektronik ortamda gönderimin mümkün olmaması hâlinde ise evrakın onaylı örneğinin fiziki olarak gönderileceği hüküm altına alınmıştır. (m. 2)
Tek Hâkimle Görülecek Davalar
İdare mahkemelerinde tek hâkim tarafından çözümlenecek davaların kapsamı yeniden belirlenmiş; tek hâkim tarafından görülecek davalara ilişkin parasal sınır 486.000 TL’ye yükseltilmiştir. (m. 4)
İstinaf İncelemesi
Bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebileceği hâller genişletilmiştir. Buna karşılık keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma yapılmaması gibi eksikliklerde bu işlemleri kendisi tamamlayarak karar verebilmesine imkân tanınmıştır. Ayrıca, ilk derece mahkemesi kararının sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçesinin yanlış veya eksik olması ya da karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesinin mümkün bulunması hâlinde, bölge idare mahkemesinin gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunu reddedebilmesi hüküm altına alınmıştır. (m. 5)
Faiz Oranının Belirlenmesi
Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken hâllerde, sözleşmede faiz oranının kararlaştırılmamış olması durumunda uygulanacak kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının %80’i olarak belirlenmiştir. Ayrıca, 30 Haziran itibarıyla reeskont oranında önceki yıl sonuna göre 5 puan veya daha fazla değişiklik olması hâlinde, yılın ikinci yarısında uygulanacak faiz oranının buna göre güncelleneceği hüküm altına alınmıştır. (m. 10)
Dolandırıcılık Suçunda İştirake Ceza İndirimi
TCK’nın 157 ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştirakin, yalnızca banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarının ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesiyle sınırlı kalması hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında indirileceği hüküm altına alınmıştır. (m. 13)
Biyometrik Verilerin Saklanması, Kullanılması ve İmhası
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesi kapsamında sisteme kaydedilen inceleme sonuçlarının, kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde derhâl, diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle imha edilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, bu kayıtların yalnızca yürütülen soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabileceği ve ilgili kişiye, kanunda belirtilen şartların varlığı hâlinde kayıtların silinmesini talep etme hakkı tanınmıştır. (m. 14)
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmiştir. 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde, Kanun’da öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda HAGB kararı verilebileceği hüküm altına alınmıştır. HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık 5 yıl süreyle denetim altında tutulacak; bu kararlara karşı istinaf, ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde ise temyiz kanun yoluna başvurulabilecektir. Ayrıca, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele olarak kabul edilebilecek suçlar hakkında HAGB hükümleri uygulanmayacaktır. (m. 15)
Kaçak Sanık Hakkında Yargılama
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmesine devam edilmekle birlikte, daha önce sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde, sanık veya müdafiine savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı tanınmıştır. (m. 16)
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında kalan tüm kararlarına karşı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz etme yetkisi tanınmıştır. Sanığın lehine yapılacak itirazlarda ise süre şartı aranmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, itiraz isteminde bulunabilecek kişiler de Kanun’da açıkça belirlenmiştir. (m. 17)
Bedensel Zarar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatlarında Faiz ve Mahsup Esasları
Çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ile destekten yoksun kalma nedeniyle talep edilen tazminatlarda, kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden, kazancın bilinmediği döneme ilişkin hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemelerin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat tutarından oransal olarak mahsup edileceği hüküm altına alınmıştır. (m. 18)
Belirsiz Alacak Davasına İlişkin Düzenleme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi yürürlükten kaldırılarak, belirsiz alacak davasına ilişkin düzenlemeye son verilmiştir. Buna bağlı olarak, alacak miktarının yargılama sırasında belirlenmesine ilişkin usul, Kanun’un diğer hükümleri çerçevesinde uygulanacaktır. (m. 19)
Kısmi Davalarda Talep Artırımı
Kısmi davalarda, dava konusu alacağın aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere ve tahkikatın sona ermesine kadar, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırılabilmesine imkân tanınmıştır. Ayrıca, artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. (m. 20)
Duruşma Aralarındaki Azami Süre
Duruşmalar arasındaki sürenin 3 ayı aşamayacağı düzenlenmiş; ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkimin gerekçesini göstermek suretiyle daha uzun bir süre belirleyebilmesine imkân tanınmıştır. (m. 21)
Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarında Temyiz
Bölge adliye mahkemesinin, istinaf incelemesi sonucunda yeniden esas hakkında verdiği kararların, 341. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen parasal sınırın aşılması hâlinde temyiz edilebilmesi düzenlenmiştir. Ayrıca, ilk derece mahkemesi kararı ile bölge adliye mahkemesi kararı arasındaki farkın söz konusu parasal sınırı aşmaması ile yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin kararlar bakımından temyiz yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. (m. 25)
