Vergi hukuku pratiğimiz, klasik ihtilaf yönetiminin ötesinde, idarenin dijitalleşen denetim ve risk analiz altyapısını merkeze alan stratejik bir yaklaşım üzerine inşa edilmiştir. Müvekkillerimize; vergi incelemeleri, tarhiyat ve cezalar, uzlaşma ve izaha davet süreçleri ile vergi mahkemeleri nezdinde yürütülen dava ve itirazlarda, yüksek teknik yetkinlik ve sektörel farkındalıkla danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktayız.

Son dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından aktif şekilde kullanılan KURGAN (Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi) kapsamında mükelleflere gönderilen tespit yazılarının analizi, vergi pratiğimizin önemli bir odak alanını oluşturmaktadır. KURGAN sistemi üzerinden yapılan veri karşılaştırmaları, sektör ortalamaları ve davranışsal analizler; olası vergi incelemelerinin öncü göstergeleri olarak ele alınmakta, bu tespitlerin hukuki sonuçları müvekkil özelinde detaylı şekilde değerlendirilmektedir. Amaç, inceleme sürecine geçilmeden önce mükellefin pozisyonunu güçlendirmek ve riskleri kontrollü biçimde yönetmektir.

Kurumlar vergisi istisna ve muafiyet uygulamaları kapsamında yürütülen sınırlı ve tam kapsamlı vergi incelemelerinde; yatırım teşvikleri, yeniden yapılandırmalar, iştirak kazançları ve finansman işlemlerine ilişkin vergisel avantajlar, güncel idari yaklaşım ve yargı içtihatları ışığında ele alınmaktadır. Bu süreçlerde, inceleme raporlarının teknik altyapısı ve eleştiri kalemleri önceden öngörülerek, rapor aşamasına intikal etmeden etkili savunma stratejileri geliştirilmektedir.

Haksız iade iddialarına yönelik sektör bazlı vergi incelemelerinde, özellikle KDV iade mekanizmalarının sistemsel riskleri ve zincirleme değerlendirme yöntemleri yakından takip edilmektedir. İade taleplerinin reddi, geciktirilmesi veya teminata bağlanmasına yol açabilecek tespitlere karşı; idari aşamada etkin müdahale sağlanmakta, uyuşmazlığın yargıya taşınması halinde ise güçlü bir dava kurgusu oluşturulmaktadır.

Vergi incelemelerinin en yüksek risk alanlarından biri olan sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma iddiaları, tarafımızca yalnızca vergi hukuku değil, aynı zamanda ceza hukuku perspektifiyle ele alınmaktadır. İnceleme raporlarında yer alan karşıt incelemeler, fiili tespitler ve mükellef iradesine ilişkin değerlendirmeler çok katmanlı biçimde analiz edilerek; hem ağır mali yaptırımların hem de cezai sorumluluk riskinin bertaraf edilmesi hedeflenmektedir.

İzahata davet müessesesi kapsamında yürütülen süreçlerde, izahatın kapsamı ve yöntemi stratejik olarak belirlenmekte; izah öncesinde kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılmakta ve izah sonrasında doğabilecek tarhiyat veya inceleme ihtimallerine karşı müvekkiller yönlendirilmektedir. Bu süreç, yalnızca mevcut tespitlerin giderilmesine değil, mükellefin gelecekteki vergisel görünümünün güvenli hale getirilmesine odaklanmaktadır.

Buna ek olarak, Risk Analizi, Değerlendirme ve Araştırma (RADAR) Sistemi tarafından yapılan ön tespitler sonrasında başlatılan soruşturma ve vergi incelemelerinde, teknik ve hukuki sürecin tamamı titizlikle takip edilmektedir. RADAR sisteminin veri mantığı ve eşik kriterleri dikkate alınarak, müvekkilin risk profili yeniden yapılandırılmakta ve inceleme sürecinin her aşamasında stratejik yönlendirme sağlanmaktadır.

Vergi hukuku yaklaşımımız; müvekkillerimizi yalnızca mevcut uyuşmazlıklarda temsil etmekle sınırlı olmayıp, idarenin algoritmik risk analizleriyle şekillenen yeni vergi denetim düzeni karşısında, sürdürülebilir, öngörülebilir ve güvenli bir vergisel konumlandırma sağlamayı amaçlamaktadır.